arÅŸiv

‘ÇavuÅŸin’ kategorisi için arÅŸiv

Çavuşin

PerÅŸembe, 07 May 2009 admin yorum yok

ÇavuÅŸin Kapadokya’nın en eski yerleÅŸim birimlerinden biridir ve Kapadokya’ya yaklaşık olarak 25 km uzaklıkta yer almaktadır.

Kapadokya’nın ÇavuÅŸin ilçesi tahmin edebileceÄŸiniz gibi muhteÅŸem bir doÄŸal güzelliÄŸe sahiptir.Çavüşin ilçesinde bulunan Vaftizci Yahya kilisesi
bölgeye hakim bir noktadadır ve ilçenin her tarafından rahatça görülmektedir.

Çavuşin Roma,Bizans,Selçuklu gibi birçok  uygarlığa tanıklık etmiştir.

ÇavuÅŸinde yaÅŸam Romalılar zamanında baÅŸlar. Romalılardan kaçan Hristiyanlar saklanmak amaçlı olaraka ÇavuÅŸin’de tüflere oyuklar açarlar ve bir süre
bu oyukları Romalılar’dan kaçtıkları zaman saklanmak için kullanırlar ve zamanla burada yaÅŸamaya baÅŸlarlar ve bölge Hristiyanlaşır.

Bu evler yapı olarak küçük bir kapı ve uzun süre oyuklarda yaşamak zorunda kalan halkın yiyecek ihtiyacını karşılamak için bir erzak deposu bulunuyordu
ve bölgedeki insanların ibadetlerinin aksamaması için evlerde birerde ibadethane bulunuyordu.

Selçukluların Anadoluya girmesiyle birlikte , Anadoluda bir çok cami , kervansaray inşa edilir. Türklerin bölgeye gelmesiyle hristiyanlara ait bir çok yapı
İstanbul’a taşınmıştır bunun üzerine ÇavuÅŸin’de Hristiyanlar etkisini yitirmiÅŸtir sadece bölgede kalan bir grup Hristiyan kendileri için
az sayıda kilise inşa ederek bölgede yaşamaya devam ederler.

Günümüzdede ÇavuÅŸin’de bir çok Hristiyan bulunmaktadır ve Müslüman halkla iç içe yaÅŸamaktadır.

Categories: Çavuşin Tags:

Çavuşin Güllüdere ve Kızılçukur

Cumartesi, 14 Mar 2009 admin 1 yorum

Volkanların bundan milyonlarca yıl önce patlamasıyla, birbirinden farklı sertliklerde tüflerden meydana gelen kayaların rüzgar ve yağmur aracılığı ile aşınmasının sonucunda biçim alan bu doğa güzelliklerini biraz inceleyelim.

SöylediÄŸimiz gibi bundan 40-20 milyon yıl öncesinden baÅŸlarsak Kapadokya bölgesinde deniz suyundan oluÅŸan bir gül mevcuttu. Bölgede bulunan Erciyes (3400) ve Hasan (2900) daÄŸlarının birbirinden farklı zamanlarda ve farklı yoÄŸunluklarda patlaması sonucu ile bölgede bulunan gölü sıcaklığının etkisi ile kurutarak gölün bulunduÄŸu alanda lavlara yer açmıştır. Daha sonra doÄŸanında (yaÄŸmurların ve rüzgarların) yardımı ile bölgede bulunan yumuÅŸak tabakanın aşınmasına neden olmuÅŸtur. Aşınan yumuÅŸak tabakaların yerini ise ÅŸu an “Vadi” olarak adlandırdığımız derin çukurlar almıştır. Zaman içerisinde insan gücününde etkisi ile mimari özellik taşıyan kayadan oyma evler, Kiliseler ve Manastırlar inÅŸa edilmiÅŸtir. Volkanik kayaların çok sert olmaması nedeni ile tercih edilmektedir. Rüzgarların ve yaÄŸmurun vermiÅŸ olduÄŸu doÄŸal biçim ile insanların yerleÅŸmek için yaptıkları mekanlar bütünleÅŸerek, ÅŸu an hiç bir yerde rastlayamayacağımız doÄŸal bir güzellik sunmaktadır.

Yüksek yerlerden inen yağmur suları yatay kayaları değişik bir şekilde biçimlendirmişdir. Söz konusu biçimler birbrinden farklı güzellik sergilemektedir. Bu doğa güzelliklerine verilebilecek en güzel örnek ise Kızılçukur ve Güllüdere vadileridir.

Kızılçukur ve Güllüdere Vadilerinde şu an çok sayıda Kilise, Manastır ve barınma yerleri mevcuttur. Bunun bir çok nedeni vardır. Bunlardan en önemlisi volkanik kayalıkların içerisinde barınmak, bölgede yaşamış olan insanlar için en önemlisi idi. Bunun yanı sıra bu barınaklar volkanik oluşumlar sayesinde hem sıcağı hem soğuğu muhafaza etmektediler, yani yazın içerisi serin, kışın ise ılık olmaktadır. Hem barınmak hemde yetiştirilen bitkilerin muhafaza edilebilmesi için çok elverişlidir.

Vadi içerisinede şu an artık kullanılmayan çok sayıda Güvercinlik bulunmaktadır. Üzüm bahçeleri ve kayısılıklar vardır. Birbirinden farklı dönemlerde inşa edilmiş Kilise ve Manastırları da görmek mümkündür.

Categories: Çavuşin Tags:

Selçuklu Dönemi Çavuşin (1071-1299)

Cumartesi, 14 Mar 2009 admin 1 yorum

Selçuklu Türk’lerinin 1071 yılında Malazgirt Ovası’nda Bizans İmparatoru Diogenes’i yenilgiye uÄŸratarak Anadolu topraklarına ismini yazdırır. 1080 yılında Süleyman Åžah Konya’yı baÅŸkent yaparak Anadolu Selçuklu Devletini kurar. 1082 yılında Kayseri ve civarı (Kapadokya) Türklerin eline geçer. Fethedilen yerlerde bir çok Kervansaray, Medrese, Cami ve Türbeler inÅŸa edilir. Türklerin Anadolu’ya hakimiyeti ile birlikte çeÅŸitli ÅŸehirlere kurulmuÅŸ Piskoposluk merkezleri Konstantinopolis’e (İstanbul) taşınır. Bununla birlikte Hıristiyanlık için çok önemli bölge olan Kapadokya, popülaritesini kaybeder. Kapadokya’da kurulu din okullarının ve manastır hayatının son bulması ile Kapadokya Hıristiyanlarının çoÄŸu bölgeyi terk eder. Kalanlar ise toplu olarak köylerde yaÅŸamaya baÅŸlarlar ve ibadet edebilecekleri sayıdaki Kiliselerini kullanırlar. Daha sonra bölgeye gelen Türklerde hıristiyanların oturduÄŸu köylerdeki boÅŸ evlere yerleÅŸerek ortak bir yaÅŸam sürdürürler.

Her ne kadar farklı bir dine sahip olsalar da, hiçbir zaman Anadolu’da yaÅŸayan Hıristiyanlar Selçuklu Türkleri tarafından tehdit veya baskı altında bırakılmamışlardır. 13.yy.da orta Anadolu’ya gelen Mevlana ve Hacı BektaÅŸi Veli gibi ünlü Türk düşünürlerininde katkıları ile bu iki farklı din mensubu insanlar büyük bir uyum ve dostluk içinde yaÅŸamışlardır. Buna en iyi örnek, ÇavuÅŸin köyünde bulunan Vaftizci Yahya Kilise’sine 20 m. Uzaklıktaki 13.yy.da yapılan Selçuklu dönemine ait camidir. Buna benzer örnekleri Kapadokya köylerinde sıkça görmek mümkündür. Hatta ve hatta yine Selçuklu dönemine ait kiliseleride görebiliriz.

Bu da bize, Cumhuriyet döneminde yaşanan mübadeleye (1924) kadar, gerek müslüman Türklerin, gerekse hıristiyanların hem dostluk, hem de dayanışma içinde Anadolu topraklarını paylaştıklarına dair çok önemli bir kanıttır.

Categories: Çavuşin Tags:

Bizans Dönemi Çavuşin (397-1071)

Cumartesi, 14 Mar 2009 admin yorum yok

ÇavuÅŸin’de bizans tarihi, Anadolu Bizans tarihi ile birlikte 4.yy. da, Büyük Roma İmparatorluÄŸunun DoÄŸu ve batı Roma olmak üzere ikiye bölünmesiyle baÅŸlar. Anadolu topraklarına hakim olan DoÄŸu Roma İmparatorluÄŸu, tarih boyunca karşımıza Bizans İmparatorluÄŸu olarak çıkmaktadır. Bizans imparatorluÄŸunun Hıristiyanlık dinini benimseyip resmi din olarak tanıması ile (MS. 334), Anadolu’nun her yerinde olduÄŸu gibi, ÇavuÅŸin (Kapadokya) Hıristiyanları da bu zamana kadar gizledikleri dinlerini açıkça söylemeye baÅŸlarlar. Ancak bu zamanda Anadolu’nun her köşesinde yüzlerce İncil bulunmaktadır. Bunun üzerine Bizans imparatorluÄŸu, bir dinde yüzlerce deÄŸiÅŸik kitap (İncil) olmayacağını düşünerek, İznik’te bir dini konsil toplamaya ve İncillerin içinden en gerçeÄŸini seçmeye karar verir. Bunun için her bölgeden tanınmış din adamları (papazlar) bu toplantıya davet edilir. Kapadokya bölgesinden Nissalı (KırÅŸehir taraflarında) Greguar ile Nasianus’lu (NevÅŸehir-NiÄŸde taraflarında) Gregori gönderilir. Bu dini toplantı neticesinde kapadokya’lı papazların görüşleri (teklifleri) kabul görür. DiÄŸer incillerin tamamı imha edilir. Kapadokya ve bu iki papaz, hıristiyan aleminde saygın bir yere gelir. çünkü, Kapadokya’nın kullandığı kitap (İncil) hıristiyan aleminin kitabı olmuÅŸtur. Bunun üzerine Kapadokya bölgesine büyük bir nüfus akımı olur . Bir müddet sonra Kapadokya nüfusunun artması ile birlikte, gruplar arasında arazi yüzünden çatışmalar baÅŸlar. Bu çatışmaları önlemek için, Nissa’lı Greguar ile Nasianus’lu Gregori’nin önderliÄŸinde Kapadokya bölgesinde Manastır hayatına geçilir. Kilisenin önderliÄŸindeki ortak yaÅŸamda insanlar beraber çalışır, beraber ibadet eder ve beraber istirahata çekilirlerdi.

Manastır hayatının baÅŸlamasıyla birlikte Kapadokya’nın ilk geniÅŸ hacimli kilisesi olan Vaftizci YAHYA kilisesi (ÇavuÅŸin),Göreme ve Uçhisar köylerinden görünebilecek ÅŸekilde yapılmıştır.Yapılış tarihi bir rivayete göre 5 yy., bir rivayete göre de 6. veya 7 yy. olarak söylenir. Daha sonra ÇavuÅŸin ve vadilerine irili ufaklı birçok kilise ve manastır yapılmıştır.

Bunların en önemlileri;

Eski köyde;

  • Vaftizci Yahya kilisesi, 5 yy.
  • Köy giriÅŸinde yine yüksek bir yamaca yapılan;
  • ÇavuÅŸin kilisesi 9 yy. ;

Güllüdere vadisinde;

  • Üç haçlı kilise 7 yy. freskleri 10 yy. ;
  • Aziz Jean kilisesi 9 yy. ;

Kızılçukur vadisinde;

  • Haçlı kilise 7 yy, Freskler 11. yy.;
  • Azize Meryem kilisesi 9 yy. baÅŸları ;
  • Kolonlu kilise 11 yy. ;
  • Cemalların kilise 11 yy. 7 yy. kilisesi yıkıldıktan sonra yapılmış.

Meskendir Vadisinde ;

  • Üzümlü kilise 9 yy.
  • Saklı kilise 9 yy.
  • Gıdıların kilise 9 yy.

Zindan önü vadisinde;

  • Aziz Paul kilisesi

Ayrıca bu vadilerde irili ufaklı onlarca ÅŸapel ve manastır bulunmaktadır. 8.yy. da Göreme ve ÇavuÅŸin Vadileri din eÄŸitiminde önemli merkezler haline dönüştürülür. Buralarda açılan Rahip ve Rahibeler okullarından mezun olanlar önce batıya oradan da Avrupa’ya gönderilirler. Bu da bize ÇavuÅŸin ve Vadilerinin Bizans döneminde önemli bir yerleÅŸim ve din eÄŸitim merkezi olduÄŸunu göstermektedir.

Categories: Çavuşin Tags:

Roma Dönemi Çavuşin (MS.17- 395)

Cumartesi, 14 Mar 2009 admin 1 yorum

ÇavuÅŸin’in Roma tarihi, MS 56 yılında Hıristiyanlığın bölgede yayılmaya baÅŸlaması baÅŸlar. Bu döneme kadar tamamen tüf kayalardan oluÅŸan bölge; çiftçilik ve hayvancılıkla uÄŸraÅŸan bölge insanları tarafından hiç kullanılmamış. Ancak M.S. 56 yılından itibaren bölgede Hıristiyanlığı yaymaya çalışan misyonerlerin (keÅŸiÅŸlerin) Roma askerlerinden kaçmak için bulundukları bölgeleri terk edip ÇavuÅŸin civarında bulunan peribacalarının içine saklanmak amaçlı evcikler kazarak tehlike anında bu bölgeye gelerek saklanırlardı. Böylece ÇavuÅŸin ve civarında yaÅŸam baÅŸlar. Bu keÅŸiÅŸler bölgede bulunduÄŸu müddetçe de Kapadokya halkının HıristiyanlaÅŸması süratle devam eder. Bunu duyan Roma devleti HıristiyanlaÅŸan halkın üzerinde baskı kurmaya baÅŸlar bu baskıdan usanan ( korkan) halkın bir çoÄŸu keÅŸiÅŸlerin yaptığı gibi, zengin topraklar üzerinde bulunan köylerini (evlerini) terk ederek vadi içlerine gelip saklanmak amaçlı evcikler kazarak yaÅŸamlarını burada devam ettirirler. Bu evciklerde prensip olarak dar bir kapı giriÅŸi olur burası da içerden açılıp kapanan yuvarlak deÄŸirmen taşı ÅŸeklindeki kapılarla korunur. Evin içerisinde erzak depoları, su depoları veya su sarnıçları bulunur. Roma askerlerinden saklanan bu halk bazen uzun süreli evlerinden çıkmadan yaÅŸamak zorunda kaldıklarından yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını önceden hazırladıkları erzak depolarından ve su sarnıçlarından karşılamışlardır.

Ayrıca ibadet içinde yine evlerinin içine küçük şapeller kazarak ibadetlerini burada yapmışlardır.

Bu verimsiz topraklar üzerinde yaşamaya çalışan Hıristiyan topluluk, toprağın verimini artırmak için her ne kadar ahır gübresi kullandılarsa da yeterli olmadığından yine kaya yamaçları içerisine güvercin evleri (Güvercinlikler) kazarak güvercin gübresinden de önemli bir şekilde yararlanmışlardır.

Categories: Çavuşin Tags: